PR ve medya ilişkileri hakkında sık sorulan sorular
Dijital PR (online PR) ile klasik PR arasındaki fark ne?
Klasik PR’da amaç haberin gazete, dergi ya da televizyonda yer almasıdır. Dijital PR’da, diğer adıyla online PR’da, aynı iş internette yürür: haber siteleri, sektör portalları, e-bültenler ve podcast’ler. Yöntem değişmez; haber değeri olan bir konu bulunur, basın bülteni yazılır, doğru gazeteciye ulaştırılır. Fark çıktıda: dijital yayındaki haber kalıcıdır, markanızın adı arandığında çıkar ve siteye bağlantı verebilir. Bu bağlantılar hem Google’da hem de yapay zekâ asistanlarının verdiği cevaplarda görünürlüğe katkı sağlar. Onlipr’da basın bülteni, medya ilişkileri ve itibar takibi hem basılı hem dijital yayınlar için planlanır.
Basın bültenini biz mi yazacağız, siz mi?
Taslağı biz yazıyoruz, siz onaylıyorsunuz. Gelişmenin kendisini ve rakamları sizden alıyoruz; haber değeri taşıyan açıyı, başlığı ve editörün ilk paragrafta aradığı bilgiyi biz kuruyoruz. Metin onaylandıktan sonra konuyla gerçekten ilgilenen muhabir ve yayınlara dağıtılıyor, gelen sorular takip ediliyor. Bültenle birlikte gidecek yönetici fotoğrafı, logo ve tanıtım dosyası eksikse kurumsal materyal tasarımı tarafında tamamlanıyor.
Ortada haber olacak bir gelişme yokken PR yapılır mı?
Yapılır, ama önce haber çıkacak konu bulunur. Elinizdeki veriler, saha deneyimi, yeni yatırım, kadro değişikliği ya da sektöre dair net bir görüş taranır; bunların içinden gazetecinin ilgisini çekecek olan ayıklanır ve bir açıklama haline getirilir. Hiçbiri yoksa basını zorlamak yerine hikâyeyi kendi kanallarınızda anlatmak daha verimlidir; bu da içerik pazarlaması tarafının işidir.
Bir kriz çıktığında ilk gün ne yapılıyor?
İlk iş, konuşmanın nerede büyüdüğünü ölçmek. Haber siteleri, sosyal ağlar ve arama sonuçları taranıp iddianın kaynağı, yayılma hızı ve kimlerin taşıdığı çıkarılıyor; buna göre sessiz kalmak, kısa bir açıklama vermek ya da tam metin yayımlamak arasında karar veriliyor. Tek bir onaylı mesaj metni hazırlanıyor ve yorumların cevaplandığı sosyal medya yönetimi tarafında da aynı cümleler kullanılıyor.
Yöneticimiz röportaja çıkmadan önce nasıl hazırlanıyor?
Medya eğitimiyle hazırlanıyor. Önce kurumun ana mesajları yazılıyor, sonra muhabirin sorabileceği zor sorular listelenip prova yapılıyor; hangi cevabın hangi cümleyle başlayacağı, hangi rakamın verilip hangisinin verilmeyeceği önceden kararlaştırılıyor. Kamera karşısında konuşma, kayda geçmeyeceği söylenen sohbetlerin riski ve cevaplanmayacak soruların nasıl geçiştirileceği de bu hazırlığın parçası. Aynı çalışma yöneticinin panel ve konferans konuşmaları için de kullanılıyor.
PR ile influencer işbirliği arasındaki fark ne?
PR’da haberi bağımsız bir yayın ya da gazeteci kurar, yer satın alınmaz; bu yüzden zamanı sizin belirleyemediğiniz ama okuyucu gözünde daha güvenilir bir sonuç çıkar. Influencer işbirliğinde ise mesaj, biçim ve yayın tarihi anlaşmayla belirlenir, sonuç hızlı ve öngörülebilirdir. İkisi birbirinin yerine geçmez: itibar ve güven için basın, hızlı erişim için influencer pazarlaması kullanılır.
PR çalışmasının işe yaradığını nasıl anlıyoruz?
Çıkan haberin sayısına değil niteliğine bakılıyor. Hangi yayında yer aldığı, ana mesajınızın kaç haberde doğru aktarıldığı, marka adının hangi bağlamda geçtiği ve marka adı arandığında sonuçların ne gösterdiği raporlanıyor. Buna marka adının aranma hacmi ile siteye gelen doğrudan ziyaret ekleniyor. Tek bir haberden satış beklemek yerine bu göstergelerin aylar içindeki yönüne bakılıyor.